Diyarbakır’da görülen ve bir meslektaşımızın yüksek miktarda tazminata mahkûm edilmesiyle sonuçlanan ilk dava, bireysel bir dosyanın ötesinde, ülkemizde kadın doğum pratiğini doğrudan ilgilendiren önemli bir sorunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Sosyal medyada binlerce kişinin bu insafsız tazminatı eleştirdiği ve hekime hak verdiği görülmektedir. Bir çok sosyal medya kullanıcısı, “ hekim ceza almasın diye daha ne yapacak ?! “ gibi görüşlerini bildirmişlerdir. Sağduyunun gecikerek de olsa artık hakim olduğu görülmektedir.
Gebelik tarama testleri bilgilendirme ve onam esasına dayanır. Bu testlerin kabul edilip edilmemesi aileye ait bir tercihtir. Hekimin görevi bilgilendirmek, seçenekleri sunmak ve karara saygı göstermektir. Sözlü onam da hukuken geçerli bir onamdır.
Meslektaşımızın en az üç kez genetik tarama testlerini önermesine ve bunu not etmesine rağmen, hala ispat yükümlülüğünün hekimde olmasını söylemek ve hekimi suçlamak kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Hekimlerin sonucu kontrol edemeyeceği genetik durumlar nedeniyle maddi ve cezai sorumluluk altına sokulması, savunmacı tıbbı artırmakta ve hekim-hasta güven ilişkisini zedelemektedir.
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği olarak, hekim ve hasta güvenliğini koruyacak açık, net ve uygulanabilir yasal düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz..
Not: Diyarbakıdaki meslektaşımızla iletişime geçilmiş ve TJOD tarafından hukuki destek verilmeye başlanmıştır.



